1/10/2007 - bilmeyeceksin...

Sen belki bu satırları sana yazdığımı ve yüreğimde sessizce kopan fırtınaların senin için koptuğunu bilmeyeceksin. Bense sen bu satırları okurken ellerinle saçlarına dokunduğunu gözlerini hafifçe kıstığını ve dudaklarını büzdüğümü göremeyeceğim. Senden uzakta olduğum bu vakit sana kelimelerle yakın olmaya çalıştığımı, kırılgan, hüzün dolu, umutsuz harflerden oluşmuş yoldan geçerken korktuğumu ve seni delice yanımda isterken olmayışının acısının beni ne derece yaraladığını bilemeyeceksin.
İlerde belki bir gün yaşanmışlıklar bana çok karışık ve tuhaf gelecek olsa da ben yinede yanımda olmayan seni var etmeye çalışırcasına adeta kelimelerle oyun oynuyor olmayan seni var ediyorum. Neden? Bitkin durumlarımda, umutsuzluğunda, yalnızlığımda beni sadece bana dokunarak iyileştirebileceğine inandığım tek insan olduğunu düşünüyorum.
Sen bütün bu satırları sana yazdığımı bilmeyeceksin. Belki hiç okumayacaksın. Belki de karmakarışık olan bu satırlara bakıp, gülüp geçeceksin. Ya da tekrar tekrar okuyarak anlam vermeye çalışacaksın. Aramızdaki mesafeye rağmen kırgın, küskün ve umutsuz harflerle oluşturmaya çalıştığım bu yoldan sana ulaşmaya çalışacağım. Ve sen bütün bunları okurken ben yazdıklarımı sahte gülüşlerimle reddedeceğim.
Şayet bir gün beni görürsen bu satırları yazanın ben olduğuna inanmayacaksın. Duyduğum aşkı, özlemi ve bunlarla duymakla duyduğum korkuyu güvenli bir duruşla ardıma saklayacağım. Yüzümde ise satırlarımdan bir iz aradığında onlar orada olmayacak, demir par
maklıkların arasında mahkûm kalacak…
Yine de bütün bunlara aldırmadan bana sarılmanı bekleyeceğim…
Oysa sen bunları bilmeyeceksin…
Kim bilir belki bileceksin…
CeMiLe 30.09.2007
|